Şeytan Marka Giyer, Vampir Karanlık Sever..!
Şeytan Marka Giyer,
Vampir Karanlık Sever..!
Tarih bilgilerinizi güncellemek adına, Amerika’yı yeniden keşfetmek, komutan Zeng He ( Hacı Mahmud Şemseddin) ile
tanışmak ister misiniz?
Şöyle koltuğunuza yaslanmış, elinizde en sevdiğimiz içecek bir fincan kahveniz ve masanızda bir kitap. Kitabı okumaya başladığınızda, kitapta, “ İstanbul, II. Sultan Mehmet tarafından 1453 de keşfedilmiştir “ yazdığını görseydiniz eğer ne yapardınız ? Kocaman gözlerle
“nasıl yani ! “ der, sanırım kendinizi gülümsemekten alıkoyamazdınız.
Ama Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika’yı İŞGAL etmesi ( keşfetmesi!) günümüzde dahi hala okullarımızda ders konusu olarak okutuluyor..
Ancak insan şunu sormadan da edemiyor; “Amerika boş bakir bir toprak değildi ki, keşfedilmiş olsun.”(!)
▪️Amerika kıtasının keşfi (güney -orta - kuzey Amerika) 1492'de Kristof Kolomb'un San Salvador adalarına ulaşması şeklinde gösterilir. Nedense Batılı tarihçiler bu keşif sırasında Kolomb'un karşılaştığı Ada’nın gerçek sahiplerini; Olmekler, Teotihuacan, Toltekler, Mexica, İnkalar, Mayaları
yok sayarlar.
Avrupalılar kabul etmese de,
Kristof Kolomb’un Amerika’yı ilk keşfeden değil de son keşfeden olduğu, velhasılı kelam, Kolomb’dan 71 yıl önce o toprakların, (Amerika’nın), dünyayı keşfe çıkan Moğol asıllı Müslüman donanma komutanı Zheng He tarafından keşfedildiği gün gibi aşikardır.
✔️Ünlü komutan Zheng He, keşif yolculuklarını, Kristof Kolomb ve kaşif Vasco da Gama‘dan önce ve onlarınkinden en az beş kat daha büyük gemilerle gerçekleştirmiştir.
Komutan Zeng He, ( Hacı Mahmud Şemseddin )devasa gemileriyle Çin’den yola çıkarak, Amerika’ya ulaşmış, yeni topraklarda yerleşim yerleri kurup, haritalar çıkarmış ve Asya ile yeni dünya - Amerika arasında ticari anlaşmalar yapmış olan usta bir komutan, yenilikçi bir kaşifti.
▪️Denizin çağrısına uyarak, heyecan dolusu maceralar yaşamış, keşiflerde bulunan insanların hayatlarını, deniz yaşamına dair tüm satır başlarını bulacağımız, asla bilim kurgu romanı olmayan, geçmişten günümüze kadar ulaşmış, Amerika’nın keşfine dair, çoğunluğu el yazmasından oluşan, pek çok belge ve kitap mevcuttur.
Denizcilik tarihini anlatan bu kitaplarda ki belgelere dayanarak, yeni kıta Amerika’nın , Kolomb’dan yüzyıllarca önce, tarihin en yırtıcı- savaşçı kavimlerinden biri VİKiNGLERİN soyundan, Kızıl Eirik - Eirik Thorvaldsson tarafından keşfedildiği ve babası Leif Ericson’un Amerika'ya ilk kez ayak basan Avrupalı olduğunu, öğreniyoruz. Amerika da ilk koloniyi kuranlar, bugünkü İskandinavya, yani Danimarka, Norveç ve İsveçliler’in ataları olan Vikinglermiş..
▪️Ünlü Arap coğrafyacısı Abu-Abdullah-al-İdris'in kitabında yer alan, iki Avrupalı denizciye ait maceralar, kıtanın sakinleri hakkındaki bilgilere ilginç bir boyut kazandırmaktadır. "İki denizci, okyanusun sonunda ne olduğunu bulmak için Lizbon'dan Atlantik Okyanusu'na doğru yelken açtılar. Bir adaya vardıklarında yerliler onları esir alıp 3 gün tuttular.
4.gün sonrasında, yerlilerin esirlerle anlaşmak için getirdiği rehber ARAPÇA konuşuyordu..(!) “
▪️Bir diğer araştırmacı P.V. Ramos "Karayiplerin Tarihi" isimli kitabında Karayip Adaları'nı anlatırken, şu ifadeyi kullanmıştır; "Kolomb, 1493'de yerliler ile karşılaştığında orada bazı beyaz tenli insanlar gördü. Bunlar misafirperver, pırıl pırıl gözlü, nazik, barışcıl, tarım ve avcılıkla geçinen insanlardı. Dinleri Muhammedi (İslâm) dilleri de Arapça idi."
▪️Dünyaca ünlü Harvard Üniversitesi eski profesörlerinden ABD Bilim Sanat Akademisi üyesi Barry Fell'in araştırmaları, Hazreti Ali ve Hazreti Osman döneminde Müslümanların Amerika'ya ulaştığını ve burada denizcilik okulları açtığını gösteriyor. Prof. Fell, ABD'nin Nevada, Colorado, New Mexico ve Indiana eyaletlerinde 7. ve 8. yüzyıllarda açılmış Müslüman okulları olduğunu, arkeolojik kazılarda ortaya çıkan bulgulara dayandırıyor. Batı Amerika'nın el değmemiş bölgelerinde kayalar üzerinde bulunan yazılar, çizimler ve tablolar, o zamanlar uygulanan ilk ve orta düzeydeki Müslüman eğitim sisteminin izleri olduğunu göstermekte olup, bu belgelerin, kuzey Afrika Arapçasının eski kûfî Arap harfleriyle yazımından oluştuğu saptanırken, diğer önemli detay ise, 7. yüzyılda kullanılan kûfî yazıyla, “Bismillah"
"Allah'ın adıyla" ve "Muhammed Nabiyallah" "Muhammed (sav) Allah'ın elçisidir" yazılı taş ve 1951' yılında Nevada sınırındaki Benton kasabasına yakın Beyaz Dağlar'da (White Mountains) bulunan kûfî yazıyı içeren resimde;
“Sheitan maha mayan” yani
“Şeytan bütün yalanların başıdır “ yazısı da, yine 7. yüzyıla ait kûfî bir yazı türü.
Günümüze kadar ulaşan tüm belgeler, okuma-yazma, aritmetik, din, tarih, coğrafya, matematik, astronomi ve denizcilik konularını kapsamakta kalmayıp, tarih sevenlere kesin bilgiler sunmaktadır.
▪️ABD'deki keşiflerin araştırılmasında, yeni dünyayı - Amerika’yı keşfeden İslam kaşiflerinin izleri ile ilgili bir diğer çarpıcı bilgi ise şudur; Rahip Thaddeus Mason Harris, 1787'de Massachussets eyaletindeki Boston'da, Malden'dan Cambridge'e doğru giderken, bugün 16 numaralı yol olarak adlandırılan bölgede yol yapımı için çalışan işçilerin, kazı yaparken bazı paralar bulduklarını görür. İşçiler o metalleri kıymetsiz zannedip ondan da bir avuç almasını isterler. O da aldığı paraları Harvard College (bugünkü Harvard Üniversitesi) kütüphanesine incelenmek üzere gönderir. Bu paraların 9. ve 10. yüzyıllara ait, İslâm mimarisinin en güzel örneklerini barındıran bir şehir olan SEMERKAND dirhemleri olduğu incelemeler sonucu ortaya çıkar. Dirhemlerin üzerinde "LA İLAHE İLLALAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH ve Bismillah" yazılıdır. Birleşik Devletler arşivlerinde, Bağımsızlık Savaşı’nda savaşmış yaklaşık 300 tane Müslüman soyadına sahip kölenin olduğuna dair nüfus kayıtları da vardır.
▪️ Bir başka tarihi belgede;
"Kristof Kolomb, Küba'nın kuzeydoğu kıyısındaki Cibara civarında yelkenlisiyle denizde yol alırken, yüksekçe bir dağın üzerinde bir cami gördüğünü 21 Ekim 1492 tarihinde kayıtlarına geçirmiş. Küba, Meksika, Teksas ve Nevada'da minarelerinde Kur’an ayetleri bulunan cami kalıntıları bulunmuştur. Harvard'lı ünlü tarihçi ve dilbilimci Leo Weiner, 'Afrika ve Amerika'nın Keşfi' isimli kitabında Kolomb'un yeni dünyaya ayak bastığında, Afrika’dan yola çıkan müslüman kaşif denizciler MANDİKALARIN varlığından haberdar olduğunu belirtir. Aynı kaynak Batı Afrika Müslümanlarının Orta Amerika’da, Güney Amerika’da, Kanada dâhil Kuzey Amerika'da ve Karayiplerde yaşadıklarını; kıtada yaşayan, Iroque ve Algonquin yerli kabileleriyle evlilik ve ticaret bağları kurduklarını Kolomb'un da bunları bildiğini kaydeder."
▪️2014 yılında, Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde İzlenime sunulan Altın Çağ’da Bilim Sergisi, dünyanın keşfinde Müslüman kâşiflerin ne kadar büyük rol oynadıklarını gözler önüne sermiştir.
BTM Exhibit tarafından yerli imkânlarla oluşturulan sergide Kristof Kolomb’dan 100 yıl önce Amerika kıtasına ayak basan, Çinli Hacı Mahmud Şemseddin’in (Zheng He) Kristof Kolomb’un Santa Maria’sından daha büyük devasa gemisinin maketi de yer alıyor. Denizaşırı yaptığı seyahatler ile dünya üzerinde ciddi toplumsal değişikliklerin de mimarı olan komutan Zheng He,
Endonezya ve Malezya’da Müslümanlığın yayılmasında da öncü rol oynamış, Müslüman amiralin, ilk denizaşırı seyahate çıktığı 11 Temmuz günü Çin’de ‘Denizcilik Günü’ olarak kutlanmaktadır.
▪️Meğer ki; Amerika’yı ilk keşfeden Kristof Kolomb değilmiş..!!
Peki Kristof Kolomb kimdir !?
Tüm belgeler gösteriyor ki, SOYKIRIMCI - İŞGALCİ- Kristof Kolomb’un deniz yolculuğunda, yol güzergahında ilk ulaştığı kara parçası Hindistan’ın batısındaki bir adaymış. Güzergahı üzerinde uğradığı Küba adasını , eski adıyla CİPANGO, günümüzdeki adıyla Japonya olduğunu zannetmiş.
Kısacası Kristof Kolomb,bize empoze edildiği gibi, büyük bir denizci, bir gezgin, bir maceracı veya bilim insanı değildi. Amerika’yı hayali olarak keşfeden(!) sömürgeci Kolomb, cahil bir yağmacı, hırsız ve altın için soykırım dâhil her şeyi göze almaktan asla çekinmeyen, bir katil, bir korsandı.
Namı değer Kristof Kolomb, Marko Polo ve diğer kaşiflerin geçmişte yaptıkları yolculuklardan ellerinin boş dönmediğini bildiği için, Asya’nın altınlarla dopdolu, kolay kazanç elde edilen bir rant kapısı olduğunu düşünmüş, çıkacağı yolculuğun mali yükünü- masraflarını, İspanyol kraliyet ailesi tarafından finanse edilmesini sağlamış, kral ve kraliçenin desteği ile yola çıkmıştır.
Ama rotasını çizerken önünde kocaman bir engel vardır, TÜRKLER..
Doğu Akdeniz’i ve Asya’ya giden İpek Yolu Türklerin denetimi altında olduğu için, Columb, Asya’ya olağan dışı bir deniz yolu ile gitmeyi tercih etmek zorunda kalmıştır.
▪️( ABD’de George Floyd’un gözaltı esnasında öldürülmesi üzerine başlayan ve siyahi Amerikalıların haklarını arama mücadelesine dönüşen protestolar esnasında, Kristof Kolomb’un, Amerika kıtasına ayak bastığı andan itibaren yerli halkı katlettiği gerekçesiyle, Kolomb'un çok sayıdaki heykeli de göstericiler tarafından öfkeyle paramparça edilmiş,
daha önceki yıllarda da Kolomb heykellerine saldırılar olmuştu.
Kristof Kolomb’un, Amerika’nın keşfinde ki başarılarından! dolayı, her sene adına düzenlenen ''Kristof Kolomb Günü (!)'' kutlamalarına ABD’nin bazı eyaletlerinin katılmadığı biliniyorken, özellikle Amerikan yerli halkı ve siyahi Amerikalılar, Atlantik ötesi köle ticaretini başlatan ilk kişi olarak gördükleri Kristof Kolomb’u protesto etmek adına aynı gün "Yerli Halklar Günü" adıyla kutlama yapıyorlar.)
▪️Günümüzün Barbar adası AMERİKA, Avrupalı sömürgeci, zalimlerin kıtaya ayak basmasına kadar, MASUMLAR ADASIYDI. Beyaz tenli kara yürekli adamlar adayı tarumar etti. Onlara göre yerlilerin katli hiç önemli değildi. Onlar sadece boş bir bedendi. Canları, emelleri idealleri yoktu. Yapılan kıyımı savunanlar yerlilerin ruhlarının olmadığını iddia ediyorlardı.
Onlar sessiz çığlıklarını kimselere duyuramadılar. Zehirlediler, tecavüz ettiler, hastalık bulaştırdılar, sakat bıraktılar, VAMPİRLER gibi kanlarını emerek, misafirperver mazlum insanları hunharca ölüme terkettiler - ÖLDÜRDÜLER..!
▪️Yeni dünya adı verdikleri Ada’nın topraklarına göz diken Portekizliler, İspanyollar, Fransızlar ve İngilizler, kendilerince yeni keşfettiklerini sandıkları topraklara , kudurmuş köpek gibi ağızlarından köpükler saça - saça, akın akın gittiler. İster adına sömürgecilik, kolonicilik, kolonyalizm ya da müstemlekecilik deyin, bu sözde MEDENİ - VAHŞİ devletler, ellerini çabuk tutarak, yeni kıtada kendi kolonilerini kurdular. Aslında Amerika Birleşik Devletleri’nin kökenini oluşturan, Boston, Philadelphia ve Washington’ın da içinde bulunduğu 13 İngiliz kolonisidir. Yani kökenleri soğuk, yağmacı menfaat perez insanlardan oluşan baş sömürgeci İNGİLTERE.
Şimdiler de Amerika, bir ülkenin adı değil, şeytanın eli ayağı, BARBAR bir zihniyetin simgesi, sözde ÖZGÜRLÜKLER ülkesi.. (! )
O bir marka. Şeytan ise MARKA SEVER..
Amerika, toplam 50 eyalet ve bir federal bölgeden oluşmakta olup, dünyanın toprak olarak en büyük ülkeleri arasında yer alırken, Amerikalı, dünya üzerindeki bir ülkenin vatandaşı değil, kendilerini gezegenin yegâne sahibi gören egoist, kaçak dövüşen jakoben, zalimler - katiller topluluğunun ortak adıdır.
Amerikaya - Yeni dünyaya, akın akın gelen Avrupalı sergüzeştlere, yanlarında getirdikleri Papa’nın yerlileri kast ederek verdiği fetva şöyledir;
“Bunlar insan olarak değerlendirilemeyecekleri için öldürülmelerinde bir beis yoktur.”
Hümanist ( !! )Avrupalı din adamının verdiği cevaz - onayla, dini otoriteden aldıkları destekle, ellerini kana bulamaktan asla çekinmediler. İnsan görünümlü zevat, kendi çıkarları söz konusu olduğunda
adeta vahşi bir hayvana dönüşerek, öldürmekten, soymaktan, tecavüz etmekten, soykırımdan, köleleştirmekten asla çekinmediler.. Bu işlenen cinayetlerin tabiki bir açıklaması olamaz.
Bu vahşice işlenen katliamlar, insan görünümlü, ŞEYTAN güdümlü,
karanlığın efendisi VAMPİR’lik değilde nedir?!
Akla hayale gelmeyecek her türlü kirli ilişkiyi kutsamak, emperyalist güçlerin en çok sevdiği ve başarılı oldukları alandır.
▪️Fantastik - bilim kurgu hikayelerinden sinemaya aktarılan bir dizi filmde şöyle bir replik vardı;
"Vampirsen, gecenin sürmesini dilersin"
Çağlar ötesinden gelen boğuk bir hırıltının kod adıdır “ VAMPİR.. '' Bu kavram ilk defa Babil İmparatorluğunda kullanılmaya başlanmış, Babil halkı, ülke genelinde uğursuzluğun simgesi sayılan, kan emici Vampirlerin, geceleri olduğu gibi gündüzleri de ava çıktıklarına inanıyorlarmış. Vampirlerle ilgili somut bilgiler Babil yazıtlarından gün yüzüne çıkartılmıştır.
✔️Dünyanın vampirliğini üstlenen, siyonist menşeli, gerçek İllüminati Hanedanlığı, kan emici, canavar gölgeli, karanlıklar ülkesi AMERİKA, Vampirizm’in ! dünyayı kasıp kavuran ve iliğine kadar sömüren emperyalizmin diğer adı, yer kürenin kontrolünü elinde tutan ve toplumları bir kukla gibi oynatan ŞEYTANİ güç. Emperyalist - kapitalist vampir, çürüyen düzenini ayakta tutmak, canına can katmak için, her gün dünya üzerinde kanı emilecek yeni keşiflere yelken açıyor.
Vampir kana doymuyor.
Elinde, aklın meşalesini taşıyan her özgür birey, gerçek kan emicilerin mezarlarda değil, aramızda dolaştığını bilir.
▪️Amerika denilen kan emici deccal, Vampirce bir güdüyle, dünyayı karanlığın kollarında - gecede tutmak için bildiği her türlü numarayı sergileyen, bomba yağdıran ölüm kusan katliam yapan. "Benim gecem sürsün, benim karanlığım yükselsin, gerisi teferruattır " diyerek yoluna çıkanları buldozer gibi ezip geçen bir şaklaban olarak devam ediyor yoluna.
Oysaki, "Karanlığın saltanatı" sürdürülebilir bir saltanat değildir.
Karanlık geçici, asıl olan aydınlıktır. Her gün güneş dağların ardından yeniden, yeniden doğar...
▪️" Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur.
( şeytan-insân sûretindeki şeytanlar)
Onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar. "
(Bakara süresinin 257. Ayet )
