ADALET ÖZLEMİ
Ben, Sırrı Akbaba.
Lisans eğitimimi Ankara Gazi Üniversitesinde bitirdikten sonra Atatürk Üniversitesinde açılan iki kişilik okutman kadrosuna başvurarak girdiğim sınavda başarısız oldum. İki hafta sonra araştırma görevlisi sınavı vardı ancak bu kez açılan kadro bir kişilikti. Tekrar sınava gideceğimi bir amcaoğluna söylediğimde bana “iki kişilik kadronun birisine, hem de başvuru sayısı az iken başarısız olduğuna göre; şimdi hem sınava girenlerin sayıca çok olması hem de sadece bir kişilik kadronun olması nedeniyle hiç şansın yok.”, dedi. Ancak ben kararlıydım: “Nasipte varsa olmaz dediğin olur.”, dedim ve baba ocağım Kars’tan Erzurum'a gittim, sınava girerek kazandım. Yıllarca görev yaptığım Atatürk Üniversitesinde açtığımız bölümde şu anda ben yokum ancak o amcaoğlunun oğlu lisans eğitimini yapmaktadır.
Araştırma görevlisi olduğum o sınavda başarılı olmama adalete önem veren jüri başkanı Prof. Dr. Hikmet Yıldırım Celkan sebep olmuştu: Sınav kağıtlarının değerlendirilmesi sırasında üç kişilik jüri üyelerinin ikisi, iki ayrı tanıdıkları adayları kadroya almak için münakaşa ederek anlaşamadan ayrılıyorlar. İki hafta bu anlaşmazlık sürüyor. Jüri tekrar toplandığında Hikmet Hoca, kendine özgü öfkesi ile arkadaşlarından isimlerin kapalı olduğu sınav kağıtlarını okuyarak puan vermelerini istiyor. Verilen puanlar toplanıyor, en yüksek puan alan kağıdın sağ üst köşesindeki isim açılıyor ve başarılı olan ben oluyorum. Hocaların almak istedikleri iki aday başarısız bulunuyor. Adil insanlara her zaman, her yer ve her konuda ihtiyaç vardır.
Prof. Dr. Sırrı AKBABA
