BAŞBAĞLAR KATLİAMI.. Erzincan'ın Göz Yaşı..!

BAŞBAĞLAR KATLİAMI.. Erzincan'ın Göz Yaşı..!
BAŞBAĞLAR KATLİAMI.. Erzincan'ın Göz Yaşı..!

BAŞBAĞLAR KATLİAMI..
         Erzincan’ın  Göz Yaşı..!

Erzincan'dan haber geldi.
Dediler: "KANLI BORASAR !"
Gariplere oldu mezar,
Vay yiğidim, vay mazlumum vay!...

Katliam ; bilindiği üzere, kendini savunma imkânı bulamayan, çok sayıda insanın acımasızca öldürülmesi demekti.
Şimdi Türkiye’nin kapkaranlık günlerinden bir güne, kanların dere olup aktığı yolculuğa, çıkacağız.!?
Tarih sayfaları 5 Temmuz 1993’ü gösteriyordu. Yer; Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyü..
Bu tarihe kadar ismi kimseler tarafından bilinmeyen, BORASAR VADİSİ’nde, vadiye bir gerdanlık misâli kurulmuş, inançlı insanların çoğunluğu teşkil ettiği, Osmanlı İmparatorluğunda “ UÇ BEYLİĞİ” yapmış, küçük, şirin bir köy’dü Başbağlar.. 


Sivas -Madımak katliamından 3 gün sonra, terör örgütü PKK'nın en büyük sivil katliamlarından biri diye lanse edilsede,  Sivas ve Başbağlar katliamı, 28 Şubat darbesinin zeminini hazırlamak için planlandığı düşünülen, hunharca gerçekleştirilmiş, dillerin tutulduğu, gözyaşlarının akmaktan kuruduğu, kelimelerin boğazlara düğümlendiği yer, milletimizin ortak ACI’sı, ortak YAS’ının adı, 
bir köyün haritadan silindiği yangın yeridir "Başbağlar ”..

1980 öncesinde de  bu ülkenin insanlarını, gençlerini sağcı, solcu diye katlettiren güçler, ülkemizi bölmek ve parçalamak adına,  1993'te önce “Sivas Madımak oteli katliamı”, üç gün sonra “ Başbağlar Katliamı” ne kadar manidar.!!
BAŞBAĞLAR da, nifak harekatının tohumlarını saçmak için kolları sıvayan, Emperyalist dış güçler ve onların maşası iç mihraklar, ülke bütünlüğünü  ortadan kaldırmak adına “Alevi-Sünni çatışması meydana getirebilir miyiz “denemesi yaptılar ama muvaffak olamadılar.

Evet, akıllara durgunluk veren korkunç bir katliam yaşanmıştı o akşam Başbağlarda. İddialara göre şehit edilen mazlumların üzerine "Sivas'ın intikamı alınmıştır" yazılı bildiriler bırakılmıştı. 
Kanların dereler gibi akmasına ramak kala, sessizliği delen akşam ezanı okunurken, akıllara  durgunluk veren bir şey yaşanır ve teröristlerce köye baskın düzenlenir. 
Birden bire ortalık hararetlenir. Nefes alınmasına  fırsat dahi verilmeyen dakikalar içinde, 
köye baskın düzenleyen teröristler, kadınları derede topladıktan sonra,  evleri yağmalar,  yağmaladıkları tüm evleri ateşe verirler. 
Gece ilerlerken, Başbağlarda, kurşun sesleri, insan sesleri ve hayvan sesleri birbirine karışmış, şeytanın avaneleri  zafer sarhoşluğu içinde, arkalarına dahi dönüp bakmadan olay mahallini terk ettiklerinde, 
 vahşetin yürekler parçalayan bilançosu şöyledir.1'i kadın  5 kişi yakılarak 28 kişi kurşuna dizilerek, toplam 33 kişi şehit olmuştur. 

Rasûlullah efendimiz (sav) şöyle buyururlar;
“Zulümden sakınınız! Çünkü zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır.”
Katliamdan yaralı kurtulanlar, köylerine döndüklerinde gördükleri manzara karşısında allak bullak olmuş, gözlerine inanamamışlardır. Etrafa saçılmış yüzlerce boş kovan güneşte parlıyor, köyleri hala yanıyor, havada keskin bir yanık kokusu hakimdir..
Emperyalist uşağı, taşeron- vatan haini şer odaklar, ülkemizi, 
Türk-Kürt, Alevi-Sünni diye ayrıştırmak istediler. Bu katliamı yapanlar 15 Temmuz'da da aynı amacı taşıyordu.
Güçlü Türkiye oluşumunu engellemeye çalışanlar bunu asla başaramayacaklar, kaybetmeğe mahkum olacaklardır.

Aradan 27 yıl geçse de,  Başbağlar Katilamı'nın acısı hiç dinmedi. Katliamdan sağ kurtulanların hafızasında o kara gece, ilk günkü tazeliğiyle yaşıyor.
Başbağlar köyünde saldırının ardından şehitler için anıtlar yapıldı. Olayda katledilen mazlumların eşyalarının da sergilendiği bir müze oluşturuldu. Müzede, hain saldırıda yaşamını yitiren şehitlerin, fotoğrafları ile giysi, tespih, tarak ve ayakkabı gibi kişisel eşyalarıda sergileniyor. Katliamın izlerini bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren eşya ve fotoğraflar, göz yaşlarına gark olmuş ziyaretçilerin yüreklerini yakıyor.
 Kısacası faili meçhuller arasına katılan, yüreğimizin hala dinmeyen acısı Başbağlar, her yıl, 5 Temmuz'da
 “ BAŞBAĞLAR KATLİAMI” olarak anılıyor.
Ülkemiz tarihinin utanç tablolarından birisi olan,  5 Temmuz 1993 tarihinde, Terör Örgütü maskesiyle, vatan hainlerinin menfur (tiksinti verici, iğrenç) saldırısı sonucu Rahmet-i Rahman’a uğurladığımız Başbağlar Şehitlerimize, Allah’tan rahmet diliyoruz. 
        Yaşasın Zalimler İçin CEHENNEM...